10 Kasım’da duygu dolu Yalova gezimiz…

Atatürk Yalova’yı Çok Severdi…

Tarih boyunca bilinir ki Mustafa Kemal Atatürk özellikle bu şehri çok severmiş ve sık sık ziyaret edermiş. Atatürk’ün bu kentle yolunun ilk kesişmesi ise 19 Ağustos 1929 Pazartesi günü gerçekleşmiş. Şehri çok beğenen Atatürk Kaplıcaları gezmiş ve buranın iyileştirilmesi ile ilgili talimatlar vermiştir. Ayrıca Baltacı çiftliğine giderek buradaki göçmenlerin durumu ile de ilgilenmiştir. Tarih 20 Ağustos 1929′u gösterdiği zaman tekrar Yalova’yı ziyaret eden Atatürk, 21 Ağustos’ta Yalova üzerinden Bursa’ya giderek 29 Ağustos Cumartesi günü, Başbakan İsmet İnönü ile tekrar Yalova’ya gelmiş. Tarihi kaynaklar bundan sonra Yalova’nın artık Atatürk’ün yazlık çalışmalarını yaptığı, dinlendiği ve önemli kararlar aldığı bir yer olduğunu gösteriyor.

 

Haydi başlayalım gezimize!

Öğrencilerimiz masmavi denizi ve yemyeşil doğası ile Atatürk’ün şehri Yalova’yı keşfediyor…


Ağaçlar Kesilmesin Diye ‘’Yürüyen Köşk”

Sırada ağaçlar kesilmesin diye yürüyen bir köşk var. Hikâyeyi ilk duyduğumuz zaman gerçek olabileceğine neredeyse inanmamıştık. Gerçek olamayacak kadar güzeldi çünkü. Siz de merak ettiniz değil mi ‘’Yürüyen Köşk” hikâyesini? O zaman bekletmeden anlatmaya başlayalım bu hikâyeyi size: Atatürk bir gün Yalova’da çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir; Ağacın dalları uzamış, binanın duvarlarına dayanmıştır kesmek gerekiyor. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir, ‘’Ağaç kesilmeyecek, Köşk kaydırılacak.” Görev İstanbul Belediyesine intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Ünlü besteci Ferit Alnar’ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çerçevesindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir. Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar ağacı da kesilmekten kurtulur. İşte hikâye böyle, Ulu Önder’e selam olsun…

 

Öğrencilerimiz eğlenerek öğreniyor…

 

Bir cevap yazın